kristen stewart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kristen stewart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2009 Pazar

Lost 5.sezon 8.bölüm

Lost 4.sezon 10.bölüm



Lost 4.sezon 7.bölüm



3 Aralık 2009 Perşembe

Lost 1.sezon 1.bölüm





The Hitchhiker’s Guide to the Galaxy - Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi



Sabah korkunç bir başağrısıyla uyanan Arthur Dent, üzerinden otoyol geçeceği için kendisinden habersiz istimlak edilen evi yıkılmasın diye, kendisini dozerlerin önündeki çamurlu yola attığında, henüz dertlerinin ne kadar az olduğunun farkında değildir. Zira dünyamız da galaksiler arası bir otoyol inşaatının ortasında olduğu için istimlak edilmiştir ve bunu henüz kimse bilmemektedir. Zalim uzaylılar dünyayı yok etmeden bir kaç dakika önce Ford Prefect gelip Dent’i alır ve uzaya götürür. Prefect, “Otostopçunun Galaksi Rehberi” isimli tuhaf yayının dünyadaki muhabirlerinden biridir. Rehber, evrenin her yerindeki muhabirleri sayesinde sayısız bilgi içeren bir turist rehberi gibidir. Artık yerinde uzay boşluğu bulunan Dünya hakkında ise sadece şu satırlar yer almaktadır: “Çoğunlukla Zararsız.” Dent belki gezegeninden olmuştur ama önünde keşfedilmeyi bekleyen galaksiler ve galip çıkılması gereken maceralar vardır. Bu serüvenler boyunca Dent, “hayatın anlamı” dahil bir çok şey öğrenecektir. Filmin uyarlandığı kitabın yazarı Douglas Adams’ın hayranları, dünyanın her yerinde, giderek artıyor. Artık hayatta olmayan Adams’ın mizahi bilim kurgu serisi Otostopçunun Galaksi Rehberi şimdiye dek bir çok mecrada tekrar hayat buldu. 80′lerin kült bilgisayar oyununa, BBC’nin radyo skeçlerine ve çizgi romanlara malzeme oldu. Serüven sonunda beyazperdeye de yansıdı.



2 Aralık 2009 Çarşamba

Amelie


Çok garip bir anne baba tarafından büyütülen Amelie, gündüzleri Paris'te bir kafede garson olarak çalışırken akşamlarını küçük apartman dairesinde yalnız olarak geçirmektedir. Hiçbir arkadaşı ve hayattan beklentisi olmayan bu utangaç ve sevimli genç kadının hayatı kısa zaman içinde değişmek üzeredir.
Banyosunda yıllar öncesinden kalma bir kutu bulan Amelie, sahibini bularak kutuyu ona verir. Böylece çevresindeki insanlara yardım ederek yaşamlarını iyileştirmeye karar verir. Bu arada karşılaştığı Nino adlı bir adamdan çok hoşlanır ama onunla konuşmaya cesaret edip kendi hayatını da değiştirebilecek midir?

3 Kasım 2009 Salı

Ice Age 1 - Buz Devri 1



Hikayenin başında, tüm hayvanlar buzullardan kaçmak için göç ederken, Manfred'in (mamut) kaçmak yerine kalmak istediğini görüyoruz, bu seçim ailesi tarafından geride bırakılmış olan Sid (tembel hayvan) ile tanışmasına neden oluyor. Sid, Manfred'in tüm çabalarına karşın onun yanında kalıyor.

Kadroya daha sonra bir insan bebeği ve Diego (kılıç dişli kaplan) ekleniyor ve üçü, bebeği ailesine ulaştırmak için yola koyuluyor. Film ilerledikçe Manfred'in ailesine ne olduğu, Diego'nun asıl amacı gibi ayrıntıları anlatılıyor.

Animasyon genel olarak neşeli bir hava içinde ilerliyor, yer yer ortaya çıkıp bir meşe palamudu'nun peşinde maceralar yaşayan Scrat (firavun faresi) komiklikler yapıyor.

buz devri1 from seyfullah2 on Vimeo.



buz devri1 from seyfullah2 on Vimeo.

25 Ekim 2009 Pazar

Adventureland



1987 yazıdır. James Brennan kolejden yeni mezun olmuştur. Mezuniyet sonrası hayalindeki Avrupa turu planlarını yaparken ailesi bu tatil için ona para veremeyeceğini öğrenir. Ailesi tarafından New Yok’ta bulunan Adventureland isimli lunaparkta çalışmaya zorlanan James, dünyadaki en kötü işi bulmuştur. Orada başına türlü belalar gelecektir. Fakat orada çalışan Em Levin’in hayatına girmesiyle bu yaz aslında düşündüğünden güzel sonuçlanacaktır.













free counters

Catch That Kid



Maddy, Gus ve Austin ile heyecan ve büyük tehlikelerle dolu bir maceraya hazır olun.

Gizli bir görevde olan üç çocuk! Görevleri: yüksek teknoloji ile korunan bir banka kasasına sızmak ve şu ana kadar görülen en büyük soygunu yapmak.

filmi izlemek için tıklayınız.

http://www.watch-movies-online.tv/movies/catch_that_kid/

fierce people



Oscar ve Altın Küre adayı Diane Lane masaj terapisti olarak çalıştığı New York\’tan kaçmanın hayallerini kurmaktadır. Tek amacı, oğlunun babası olan ve \’Yanomano\’ ya da \’Acımasızlar\’ olarak bilinen ilkel Güney Amerika yerlileri üzerine araştırmalar yapan, tanınmış bir antropolog olan kocasının yanına gitmektir. Manhattan\’da yaşadığı tasasız hayatı, oğlunun başının kanunla belaya girmesine ramak kalması sonucu sarsılır. Artık ipleri eline alması gerektiğini fark eden Liz, zengin ve mutlu bir hayatın önünü açmak için bazı girişimlerde bulunur. Tam bu sırada oğlunun saldırıya uğraması muhtemel dünyalarını paramparça eder.

into the wild



Genç Christopher McCandless’ın (Emile Hirsch) ilham veren gerçek hikayesinden uyarlanan Into the Wild, rahat ve konforlu yaşamını terk ederek Alaska’nın kırsalında hayatının en büyük meydan okumasını gerçekleştirmek ve özgürlüğü yaşamak için yollara düşen Christopher’ın hikayesini anlatıyor. Filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Sean Penn’e yıldız oyuncular William Hurt, Marcia Gay Harden, Vince Vaughn, Catherine Keener ve Hal Holbrook eşlik ediyor. Özgürlüğe Giden Yolda, “güzel olduğu kadar heyecan verici, eğlenceli ve çoşkulu.”



The Safety of Objects



Mal Canın Yongası', filmin hem yazarı hem de yönetmeni olan Rose Troche'nin, A.M.Homes'un aynı adlı kitabındaki kısa öykülerini bir araya getirmesiyle oluşmuş bir kişi ve olaylar ağını anlatıyor. Yapım, ‘Amerikan Güzeli', ‘Sosyeteden İnsan Manzaraları', ‘Manolya' ve hatta son zamanlardaki popüler dizi ‘Umutsuz Ev Kadınları'gibi, banliyöde yaşayan insanların yaşamlarının hiç de dışardan görüldüğü gibi güllük gülistanlık olmadığını vurgulayan çarpıcı bir çalışma.
Film aynı mahallede yaşayan dört ailenin evlerini tek tek dolaşır ve içlerinde yaşanan sorunları ve mutsuzlukları aktarır.

İlk ev Gold'larındır. Esther (Glenn Close), umut vaad eden bir müzisyenken geçirdiği trafik kazası sonunda komaya giren oğluna bakan ve ondan başkasını gözü görmeyen bir ev kadınıdır. Bu yüzden kocası ve kızı büyük sıkıntı çekerler.

Esther'in oğlunun kazadan önce ilişkisi olduğu yan komşu Annette Jennings(Patricia Clarkson), kötü bir boşanma yaşamıştır ve iki küçük kızıyla ayın sonunu getirebilmek için umutsuzca çabalar. Üçüncü evde yaşayan Jim Train (Dermot Mulroney), bir süre önce çalıştığı hukuk firmasına ortak olmuştur ve işine olan takıntılı düşkünlüğü yüzünden karısı Susan ve çocuklarına fazlasıyla yabancılaşmıştır. Son evde ise Christianson ailesi yaşar. Helen Christianson (Mary Kay Place), ona arzuladığı ilgiyi göstermeyen 'ya da gösteremeyen' kocasından bıkmıştır ve biraz heyecan aramaktadır.

Bu dört evde yaşayan insanların hayatları kesişmeye devam ettikçe ilginç olaylar yaşanır. Aralarındaki çözülmeyi başlatan olay ise, hemen yakındaki bir alışveriş merkezinde düzenlenen ve ödülü 4X4 bir araba olan yarışma olur. Film gösterild,ği pek çok festivalde ödüller kazanmış bir yapım.



filmi izlemek için tıklayınız.

http://www.watch-movies-online.tv/movies/the_safety_of_objects/

Cold Creek Manor



Şehir hayatına esir olmaktan bunalan Gothamites Cooper Tilson ve eşi Leah çocuklarını ve tüm varlıklarını yanlarına alarak New York City'ye yerleşir. Burada sakin bir hayat sürmeyi uman aile, beklenmedik olaylarla karşılaşır. Evin eski sahibinin de hapisten çıkıp geri dönmesiyle olaylar karmaşık bir hal alır.



filmi izlemek için tıklayınız.

http://static.youku.com/v1.0.0060/v/swf/qplayer.swf?VideoIDS=cc00XMTA4NjE5NjQ&embedid=-&showAd=0

http://static.youku.com/v1.0.0060/v/swf/qplayer.swf?VideoIDS=cc00XMTA4NjE5NzI&embedid=-&showAd=0

Panic Room



Aslında film için düşünülen asıl başrol oyuncusu Nicole Kidman’dı fakat Moulin Rouge filmi’nde ufak bir kaza geçirince doktorlar bu filmden ayrılması gerektiğini söylediler ve rolü Sony’den aldığı 12 milyon $ ile Jodie Foster kaptı. Filmin bir diğer tanınmış siması ise( ne kadar kamera arkasında da olsa) 7even’dan tanıdığımız yönetmen David Fincher.

Milyoner kocasından ayrıldıktan sonra Connecticut’tan Manhattan’a yerleşen Meg’in(Jodie Foster) tek isteği 11 yaşındaki kızı Sarah’la (Kristen Stewart) birlikte mutlu bir hayat sürüp boşanmanın etkileri ortadan kaldırmaktı. Tabi eve gelen davetsiz misafirlerin yol açtığı ufak tefek(!) sorunları dikkate almazsak....

Eve giren bu üç davetsiz misafirden (Forest Whitaker, Dwight Yoakam, Jared Leto) kaçabilecek tek bir yer vardı o da aslında felaketler anında kullanılması için tasarlanmış süper güvenli oda. Özellikle bu odanın çelikle takviye edilmiş duvarlar, evin ana hattına bağlı olmayan özel bir telefon hattı, kendi havalandırma sistemi ile evin her köşesine yerleştirilmiş kameraların kontrolünü elinde bulundurduğunu belirtirsek herhalde nasıl güvenli bir yer olduğu ortaya çıkar.

Aslında bu kadar güvenliğin içinde oda hala çok çok tehlikeli. Sebep sadece odanın zaten bu üç davetsiz misafirden biri tarafından yapılmış olması değil. Çünkü onlar zaten eve bu oda için geldiler....



24 Ekim 2009 Cumartesi

what just happened



İkinci derecede önemli bir yapımcı olan Ben (Robert de Niro) müthiş ikna kabiliyeti ve pazarlık gücü ile herkesin sevdiği, katalizör işlevli bir yapımcıdır. İkinci evliliği de fiyasko ile neticelenmek üzeredir. Üstelik aklından silemediği karısı Kelly’nin (Robin Wriglat Penn) antipatik senaryo yazarı Scott (Stanley Tucci) ile gizli bir aşk yaşadığını öğrenmiştir.
Sean Penn’in kendini oynadığı filmde, Ben egzantrik bir yönetmene tamamladığı filmin sonunu değiştirmesi gerektiğini anlatmaya çalışmaktadır. Zira amiri (Catherine Keener) filmin gişe başarısını sağlama almak için bunu emretmeştir.
Diğer taraftan, yeni bir filmin kontratlı aktörü (yine kendini oynayan Bruce Willis) çekim günü sete müthiş çirkin bir sakalla gelmiştir. Emprezaryosu (John Turturro) Bruce Willis’e sakalını kesmesini, aksi takdirde yapımcıların korkunç bir tazminat davasına hazırlandıklarını söylemekten çekinmektedir Barry Levinson, mükemmel bir sinematografi eşliğinde, elindeki sürpriz dolu senaryoyu işliyor. Dev oyunculardan oluşan oyuncu kadrosu kendisine destek veriyorlar. Çoğu kendi rollerini oynayan, yakından bildikleri bir şekilde canlandıran oyuncuların içinde, Robert de Niro sivriliyor.







Jumper


David Rice, birçoklarının hayatında sadece hayal edebildiği bir güçle büyümüştür. Uzay-zaman dokusu içindeki yırtıkları kullanarak, kendini zihninde canlandırabildiği herhangi bir yere anında nakledebilmektedir. Göz açıp kapayıncaya kadar gezegenin bir tarafından öbür tarafına gidebilir, bir gecede yirmi gün batımına tanık olabilir, Mısır’daki Spenks üzerinde kahvaltısını edip Avustralya’ya sörf yapmaya, oradan Paris’e akşam yemeğine ve Tokyo’ya kahve içmeye gidebilir. Duvarların içinden geçebilir, kilitli banka kasalarına ve en gizli odalara girebilir.

Şimdiye kadar bu gücünü sadece geçmişindeki tatsız anılardan kaçmak, sınırsız zenginliğin ve vahşi özgürlüğün tadını çıkartmak için kullanmıştır. Limitlerden, sınırlardan, sonuçlardan habersizdir. Ne zaman ki kendisi gibi güçleri olan Griffin isimli hırslı gezginle karşılaşır, varoluşunun sebepleri de ortaya çıkmaya başlar.

Kendisi yalnız bir ucube değil, ‘Sıçrayanlar’ denilen uzun bir genetik anormallikler sülalesinden gelmektedir. Ve şimdi David, kendisiyle birlikte tüm Sıçrayanlar’ı ortadan kaldırmayı kendilerine amaç edinmiş gizli bir organizasyon tarafından farkedilmiştir. Böylelikle, tüm gezegen çapında asırlardır süregelen görünmeyen bir savaşa kilit oyuncu olarak dahil olur…





Cutlass



Messengers



Yeni bir hayata başlamak için terkedilmiş bir çiftlik evine taşınan aile çok geçmeden evde garip şeylerin olmaya başladığını farkeder. Hong Kong korku sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Pang Biraderlerin Amerika’da çektikleri ilk film olma özelliği taşıyan Scarecrow’un yapımcılığını “Grudge” ve “Boogeyman” filmleriyle dünyada büyük box office başarısı yakalamış olan Sam Raimi üstleniyor.





in the land of women



Cater sıkıntılı yaşantısının içinden kurtulup babanesini yanına gider. Babanesini karşı komşularıyla tanışmasıyla hikayesi başlar.Kendini hayatın temposundan uzakda olmaya hayatını bir düzene koymaya zorlasada hiç birşey istediği gibi olmayacaktır..